Ojgeldin Ramazan, teravih, iftar çadırı filan.
Hiç öyle iftar saati, Sultan Süleyman sabrına sahip insanlardan olamadım. Yok efendim ezanın bitmesini bekleyelim, sonra hep beraber dua edelim filan hakikaten bana göre değil. Ezan bittiğinde ben yemeğimi bitirmiş oluyorum zaten.
Son zamanlarda (son 1 yıldır) bariz göbek yapmış durumdayım. “Ayy valla ramazanda kilo veririz, ehe” kervanına ben de katıldım. Sonuç mu? Kilo aldım!! Sahur vakti son saniyeye kadar, hayvanlar gibi yemek yiyip, sonra kütleyi devirip yatıyorum tabiii. Sonra iftara kadar, çok az hareket edip, bol bol uyuyup, iftarda gene hayvanlar gibi saldırıyorum yemeklere.
Sahurda, bir parça peynir yiyip, bir bardak da çay için oruç tutan insanlar var. Nasıl dayanıyorsunuz abi??? 100 desibel şiddetinde karnım guruldar yeminle. İnsan içine çıkamam. Zaten çıkacak mecalimde olmaz.
Bu ramazan bir kez teravih namazına gittim. Hoca o kadar uzun tuttu ki duaları, 5 vakit namaz kılan her teravih namazına giden babam bile höh dedi. Namazı kılarken bir yerden sonra hakikaten bu dünyadan kopuyorsunuz yahu.
subanerabbilalala… subanerabbilalala… sub….
Bu ramazan ilkleri yaşıyorum hep. İlk kez bu kadar çok oruç tuttum (sadece 4 fire). Sonra ramazan çadırına gittim. “Değişik bir ortam, eğlenceler, hiç tanımadığın insanlarla karşılıklı oturup yemek yemek, ohh ohh şahane” dediler özenip gittik Eminönü iftar çadırına. Haberlerde filan da gösterdiklerinde hep öyle oluyordu. İnsanlar toplanmış, hep beraber yemek yiyorlar filan. Şahane bir ortam var.
Neyse işte, bizimkiler önden gitti biraz gezeriz hem dediler. Ben de arkalarından gelecektim ama çok trafik vardı. Baya geç kaldım. Vardığımda bizimkiler sıradaydılar, hala girememişler ama baya öndeydiler. Bizimkiler sıradaki insanlara ne söylediler, nasıl ikna ettiler bilmiyorum ama o yüzlerce insan benim ön sıraya geçmeme göz yumdular. (Ne göz yumacaklar?? çok pis saydırmıştırlar :S ) .
Çadırda olay şu : insanları içeriye parti parti alıyorlar, devamlı “yemeğini bitirenler hiç vakit kaybetmesin lütfen, dışarıda sıra var” anonsları yapılıyor. Biz de içeriye girdik, tabldotları aldık filan yemekleri doldurdular filan boş bulduğumuz yerlere oturduk. Yemekler güzeldi. Dışarıda bekleyen aç insanlar var diyerekten aceleyle yemeklerimizi bitirip koşa koşa çıktık. Hiç öyle ana haber bültenlerindeki (ve Coca Cola reklamlarındaki) gibi bir ortam yoktu. Bu kesinlikle bir eleştiri değil yanlış anlaşılmasın. Yemekler, servis herşey şahaneydi. Hiç izdiham gibi bir durum da yoktu, gayet sistemliydi yani. Tabiki yemek için bekleyen çok insan olunca böyle şeylerin olması çok normal.
Sadece şunu anlatmak istiyorum. Bizim gibi “bi bakalım nasıl birşeymiş?” diyerek, yurtdışı gezisine çıkmış turist gibi gitmeyin oraya. Evde yemeğiniz varsa, bırakın iftar çadırından ihtiyacı olanlar faydalansın. Gezilip, görülecek bir aksiyonu yok çünkü. Sırf görmek için iftar çadırına giden çok insan vardır. Ezan okunduktan yarım saat sonra bile upuzun bir yemek kuyruğu vardı.





